Narmanlı

Sınır İhlallerinin Tarihi Olarak Sanat Tarihi

Konuşmacı: Dr. Öğr. Üyesi Fırat Arapoğlu

8-29 Mayıs Çarşamba 19:00-21:00 (4 Hafta)

Ders 1: Sovyet Avangardı Yeni Bir Dünya, Yeni Bir Form: 1930’lar

Rusya’nın çalkantılı ortamında 1920’li yıllarda gelişen Konstrüktivizm sanatta keşif, yaratı, hareket ve “an” gibi tanımları ön plana alarak, aslında Dada hareketi ile bazı benzer özellikler göstermekteydi. Esas gelişme olanağını Birinci Dünya Savaşı’nın yeniden şekillendirdiği dünyada, devrimin vaat ettiği özgürlük umutları ve kurulmakta olan yeni sosyalist cumhuriyetin değişime açık ortamında bulacaktı. Sanatta yerleşik düzene olan karşı çıkışları, sadece figüratif üretimin reddini değil, yepyeni bir yaratı düşüncesini içermekteydi ve bunu gerçekleştirmişlerdi. Bu ders, Sovyet Avangardından hareketle 20.yüzyılın ilk yarısının sanat tarihine bakmayı amaçlıyor.

Ders 2: Estetik Bir Direniş: 1960’lar

“Neo-avangard” terimi, 1950’lerde ve 1960’larda Batı Avrupa ve ABD’de ortaya çıkan Fluxus, Happenings, Nouveau Réalisme gibi kısmen tarihsel avangard hareketlerin savundukları amacı paylaşan sanat akımlarını/hareketlerini tanımlıyor. Ayrıca aynı dönemdeki siyasal, kültürel ve sanatsal arayışların sosyo-politik vurgusunu içeren 1957 yılında kurulmuş Sitüasyonist Enternasyonal’i de kapsıyor. Bu ders, Fluxus grubunun örgütlenme şemasından hareketle 1960’larda başlayan modern sanattaki ikinci önemli kırılma dönemlerinden birisini mercek altına alıyor.

Ders 3: Sınırlar Aşınıyor: 1990’lar

Sanat fuarları ve bienaller arasındaki sınırlar aşınırken, aslında bunun çok daha eskilere dayanan bir strateji olduğu görülür. Venedik Bienali kenti uluslararası bir buluşma mekanı olarak tasarlarken, Documenta bu strateji üzerinden devam ederken, örneğin Arco Madrid Fuarı küratöryel programları içererek, dünyaca ünlü katılımcıların yer aldığı paneller, söyleşiler ve tartışmaları fuar etrafında organize ederek, bir tür bienalize olma yoluna gitmiştir. Bu ders, 1990’lardan günümüze gelen çağdaş sanatın örgütlenmesi pratiklerini odak noktası alarak, tartışma geliştiriyor.

Ders 4: Başka Bir Sanat Mümkün(mü)?

Çağdaş Sanat, onu kullanmak isteyen devlet ve özel şirketler arasında paylaşılırken, ayrıcalıklı zengin kesim artık çağdaş sanata para yatırıyor. Bir zamanlar azınlıkta olan bir kesim çağdaş sanata ilgi duyarken, bugün tüm kesimler çağdaş sanatı bir yatırım aracı olarak görmekteler. Peki, bugünden yarına nasıl bir sanatın ortaya çıkacağı düşünülebilir? Sponsorluk ilişkileri, medya, yeni alıcı kesim üzerinden, yarının sanatı nasıl hayal edilebilir? Spekülatif düşünce üretimine dayalı bu son ders, aktüel sanat faaliyetlerinden hareketle, geleceğe dönüş olarak isimlendirilebilecek bir ders-tekrarını (?) içeriyor.

*Bu atölye herhangi bir ön bilgi gerektirmemektedir.
**Minimum kişi sayısı sağlanamadığı takdirde atölyenin başlangıç tarihinden iki gün önce sizlere geri dönüş sağlanıp iade yapılacaktır.

Bilet Al
Ara

Cumhuriyet’ten Bugüne İmge ve İmaj Türkiye’de Resim ve Edebiyatta Ortak Dil

Konuşmacı: İnci Aydın Çolak

10 Mayıs – 31 Mayıs Cuma 13:00-15:00 (4 Hafta)

1. Hafta –Türkiye Sanatında Sayfiye- Manzara

Tanzimat insanının dış dünyaya açılmasıyla başlayan manzara, önceleri Osmanlı insanının bakış açısını, geleneksel dünya görüşünü yani tasavvufu yansıtır. İlerleyen zamanla birlikte pozitivizmin resimdeki yansıması olan İzlenimcilik ile birlikte manzara, insanın doğayı kendi dışında konumlandırması biçiminde karşımıza çıkacaktır. Araba Sevdası’nın baş karakteri Bihruz’un Çamlıca sevdasının, Aşk-ı Memnu’da Boğaziçi’nde sandal sefalarına evrilmesi, sonrasındaysa Yeniler grubu ile İstanbul limanının insanıyla pitoresk resme dönüşmesi ele alınacaktır. Liman şehri İstanbul, söz konusu ressamların yanı sıra Burgazadalı yazar Sait Faik’in kaleminde yeniden canlanmıştır. Bu haftada “sayfiye”nin kültürümüzdeki etkileri resim ve edebiyattaki örnekleriyle birlikte işlenecektir. Birinci saatin sonunda katılımcılarla birlikte Ahmet Haşim’im “Merdiven” şiiri ve Avni Lifij’in “Mezarlık” resmi ortak bir okumayla incelenecektir.

2.  Hafta-Cumhuriyet İdeolojisinin Resme ve Edebiyata Yansıması

Cumhuriyet’le birlikte toplumsal yaşamda başlayan değişim resim ve edebiyatta ortak bir dil oluşturmuştur. Sanat yazıları ve sergi haberleri, Cumhuriyet dönemi dergiciliğiyle birlikte ele alınacaktır.  Yurt gezileriyle ressamlar ilk kez yurt dışına çıkarak Anadolu ile tanışma ve bu toprakları yansıtma fırsatı bulmuşlardır. Şehirdeyse, ucuzlaşan bar kültürü, Cumhuriyet baloları kadın ve erkeğin birlikte sosyalleştiği bir deneyime dönüşmektedir. Kadın Cumhuriyet’in modernleşme projesi olarak ele alınmış, resme ve edebiyata birlikte yansımıştır. Birinci saatin sonunda Özcan Ergüder’in “Maskeli Balo” öyküsü ile Ali Avni Çelebi’nin “Maskeli Balo” resmi katılımcılarla birlikte değerlendirilecektir.

3. Hafta  Türkiye Sanatında Toplumsal Gerçekçilik

Yeniler Grubu ressamlarının resimde başlattıkları toplumsal gerçekçi çizgi, 1940 kuşağı yazar ve şairleriyle ortak bir dil oluşturmuştur. Sanatın muhalif dili, beraberinde özgün bir ifadenin oluşumunu sağlamıştır. Resimlerde figüratif bir çizgi izlenirken, edebiyatta yoksul sınıf işçisiyle, hamalıyla, köylüsüyle ele alınmıştır. Birinci saatin sonunda Sait Faik Abasıyanık’ın “Kestaneci Dostum” öyküsü ile Agop Arad’ın “Kestaneci Dostum” deseni katılımcılarla birlikte değerlendirilecektir.

4. Hafta  Türkiye Sanatından Sürrealist ve Soyut Eğilimler

Çok partili hayata geçişle birlikte devlet desteğini yitiren sanatçılar, kendi özgün dillerini oluşturma çabasına girerler. Edebiyattaki varoluşçu eğilim, resimde soyut eğilimlere karşılık gelir.  Resmin kendisi/ tanımı üzerinde durulur. Bu dönemde kolaj hem resmin hem de edebiyatın yöntemlerinden birine dönüşür. Bunun edebiyattaki karşılığı fragmanlar halindeki metinlerdir. Varoluşçuluk, gerçeküstücülük gibi akımlar hem resimde hem de edebiyatta karşımıza çıkar. İkinci Yeni şairlerinin dilde yaptıkları deformasyon resimdeki figürlerde biçim bozmalara karşılık gelir. Birinci saatin sonunda Cihat Burak’ın “Cardonlar” öyküsü ile resmi katılımcılarla birlikte değerlendirilecektir.

*Bu atölye herhangi bir ön bilgi gerektirmemektedir.
**Minimum kişi sayısı sağlanamadığı takdirde atölyenin başlangıç tarihinden iki gün önce sizlere geri dönüş sağlanıp iade yapılacaktır.

Bilet Al
Ara

20. Yüzyıl'da İdeolojiler ve Sanat

Konuşmacı: Osman Erden

16 Mayıs-6 Haziran Perşembe 19:00-21:00 (4 Hafta)

Yirminci yüzyılda dünya sahnesinde farklı ideolojilerin boy göstermesi, bunların birbirleriyle mücadele içinde olması sanata da doğrudan yansır. 1917’de Ekim Devrimi ile kurulan SSCB’nin sosyalist rejiminde, 1922’de İtalya’da iktidarı ele geçiren Mussolini’nin, 1933’de Almanya’da iktidara gelen Hitler’in, 1939’da İspanya’da yönetime el koyan Franco’nun faşist yönetimlerinde kültür ve sanat her zaman önemsenmiş ve hem içte hem de dışta birer siyaset aracı olarak değerlendirilmiştir Özellikle Soğuk savaş esnasında ABD’nin de sanatı bir propaganda aracı olarak kullandığı bilinmektedir. Bu seminerde yirminci yüzyıla şekil veren bu ideolojik sistemlerin kültür sanat politikalarına değinilecek ve örnekler üzerinden sanatın bu durumdan nasıl etkilendiğinden bahsedilecektir.

*Bu atölye herhangi bir ön bilgi gerektirmemektedir.
**Minimum kişi sayısı sağlanamadığı takdirde atölyenin başlangıç tarihinden iki gün önce sizlere geri dönüş sağlanıp iade yapılacaktır.

Bilet Al
Ara

1kitap1mekan ile 5 Duyu Edebiyat ve Yazarlık Atölyesi

Konuşmacı: Duygu Özdemir

11 Mayıs Cumartesi 14:30-17:00

18 Mayıs Cumartesi 14:30-17:00

25 Mayıs Cumartesi 14:30-17:00

Edebiyat yolculuğunun tamamlayıcı parçası olan duyularımız ile farklı bir deneyim yaşayarak içimizdekileri kağıda dökeceğiz. Edebiyat koku ilişkisini Süskind ile sorgularken Proust’un madelaine ile hatıraların arasında kaybolacağız. Uzaklardan kulağımıza Pastoral Senfoni’nin ezgileri gelirken elimizde kalemler susamadıklarımızı yazacağız. Hem beş duyumuz ile öne çıkan romanlardan bahsedip edebi bilgilerimizin üstünden geçeceğiz hem de daha önce yazmayanlar için yazıya giriş niteliğinde bir çalışma yapacağız.

Koku: Palo Santo tütsü
Tat: Badem Ezmesi
İşitme: Pastoral Senfoni
Dokunma: Kalem
Görme: Eski Fotoğraflar

*Bu atölye herhangi bir ön bilgi gerektirmemektedir.
**Minimum kişi sayısı sağlanamadığı takdirde atölyenin başlangıç tarihinden iki gün önce sizlere geri dönüş sağlanıp iade yapılacaktır.

Bilet Al
Ara

Feride Çelik ile Tablo Okumaları

Konuşmacı: Feride Çelik

13 Mayıs-3 Haziran Pazartesi 19.00-21.00

‘LAS MENINAS’ DIEGO VELAZQUEZ

Tablonun Künye Bilgileri
Sanatçının Hayatı ve Kişiliği
Dönemin ve Ülkenin Siyasi, Ekonomik Özellikleri
Tablodaki Resimsel Özellikler
Tablodaki Kişilerin Konumları ve Tanımları
Tablodaki Diğer Ayrıntıların Okunması
Tablo Hakkındaki Varsayımlar
Dönemin Diğer Önemli Tablolar ile ‘Nedimeler’ Tablosunun Karşılaştırılması
Başka Ressamların ‘Nedimeler’ Tabloları
Reklam Dünyası’nda ‘Nedimeler’ Tablosu
Tabloyu 360 Derece ile İzleme Okuma Önerileri

‘A SUNDAY ON GRAND JATTE’ SEURAT

İlk Empresyonistler
Empresyonist Sonrası Sanatçılar
Tablonun Künye Bilgileri
Sanatçının Hayatı ve Kişiliği
Puantalizm Tekniği İle İlgili Video
Puantalizm Tekniğinin Diğer Sanat Dallarıyla Olan İlişkisi
Puantalizm Tekniğinin Tabloda İncelenmesi
Puantalizm Tekniğinin Öncüleri
Tablodaki Kahramanlar ve Konumları Dönemin Özellikleri
Seurat’nın Diğer Çalışmalarından Örnekler

‘THE LARGE BATHERS’ PAUL CEZANNE

İzlenimcilik ve İzlenimcilik Sonrası
Tablonun Künye Bilgileri
Sanatçının Hayatı ve Kişiliği
Cezanne’nın Etkilendiği Kişi
Sanatçının Sanata Yaptığı Katkı
Cezanne’nın Resim Tekniği
Cezanne’nın Eserlerinden Örnekler
‘The Large Bathers’ Tablosu ile ‘Bathers’ Arasındaki Fark
Tabloya Benzer Çalışmalar
Picasso ve Cezanne Benzerliği

‘AVIGNON’LU KADINLAR’ PABLO PICASSO

Tablonun Künye Bilgileri
Sanatçının Hayatı ve Kişiliği
Picasso’nun Resim Dönemleri ve Özellikleri
Picasso’nun Resim Dönemlerinden Örnek Çalışmalar
Picasso’nun Kadınları
Tabloya Neden Bu İsim Verilmiştir?
Tablonun Ayrıntılı Olarak Okunması
Picasso Tabloyu Niçin Yapmıştır?
Tablodaki Figürler ve Esinlenmeler
Picasso’nun İlham Aldığı Sanatçılar
Tabloya Verilen Tepkiler
Tablonun Künye Bilgisi
Tablonun Finans Yolculuğu

*Bu atölye herhangi bir ön bilgi gerektirmemektedir.
**Minimum kişi sayısı sağlanamadığı takdirde atölyenin başlangıç tarihinden iki gün önce sizlere geri dönüş sağlanıp iade yapılacaktır.

Bilet Al
Ara

İmgenin Evrimi: Modern ve Çağdaş Sanat Tarihi

Konuşmacı: Fırat Arapoğlu

1.Hafta: Fransız Devrimi ve Sanayi Devrimi Sonrası Sanat, Fotoğrafın İcadı ve Modernizm & Empresyonizm ve Post Empresyonizm

Endüstri devrimi sonrası 19. Yüzyıl Avrupa’sında devrimin topluma ve sanata etkileri sonrasında, görme rejinin değişimi ve “fotoğraf” makinesinin icadı ve yaygınlaşması sonrasındaki süreç ele alınacaktır. Fotoğrafın etkileri ve Modern Sanatın yeni görme biçimleri önerisi ile koşut olarak, mimari ve heykelden örnekler sunulacaktır. 19. yüzyıl ortasında Barbizon Okulu’nun ilk doğada resim yapan sanatçılar olması, Empresyonizm ve ardından Van Gogh, Gaugin gibi Post-Empresyonist ressamlar irdelenecek ve 20. Yüzyıl ilk çeyreğine kronoloji getirilecektir.

2.Hafta: Ekspresyonizm, Fovizm ve Kübizm & Avangard Sanat Akımları

Dresden’de ortaya çıkan ve Ernst Kirschner öncülüğünde yayılan Ekspresyonizm, Die Brücke (Köprü) ve Der Blaue Reiter (Mavi Süvari) yönelimleriyle birlikte ilkinde endüstrileşmenin zararlı etkilerine odaklanarak, figüratif bir ifadeye yönelmiş, ikincisinde ise soyut resmin ortaya çıkışına öncülük etmiştir. Kısa süreli bir akım olarak Fovizm ise Post-Empresyonizmden etkilenerek, Henri Matisse gibi isimlerle ifadeci ve renkçi bir tutumu benimsemiştir. Bu seminerin ilk kısmı renk ve ifadede devrim yaratan 20. Yüzyıl ilk çeyreğinin Modern Sanat Akımları’na odaklanmaktadır. 20. yüzyılın ilk yarısında Fütürizm, Dadaizm ve Sürrealizm akımlarının “devrimci sanat” düşüncesinden hareketle sistemleşmelerine ve Marcel Duchamp’ın varlığı ve etkileriyle avangard sanat akımları ve düşüncesinin doğuşuna tanıklık edilmektedir. 1960’ları öncülleyen bu dönemde sanat, sanat nesnesi ve sanatçı tanımları değişmeye başlamıştır. Seminerin bu kısmı, Avangard Sanat Akımları’na odaklanmaktadır.

3.Hafta: Bauhaus& Soyut Dışavurumculuk & 1945 Sonrası Sanat… Sanatın anlam dönüşümü; Fluxus ve Performans sanatı & Modernizm vs Post-Modernizm; 1970’lerde Sanat olgusu

Bauhaus’un kuruluş ilkeleri ve amaçları ele alınacak, buna koşut olarak Konstruktivizm akımı,  De Stijl grubu irdelenecektir. 1945 Sonrası Sanat kısmında, avangard ve Kitsch tartışması ve Greenberg estetiği üzerinden, II. Dünya Savaşı Sonrası Paris merkezli sanatsal üretimin New York’a kayışı ve Paris’te Lirik Soyut’la New York’ta Soyut Dışavurumculuk seminer konusu olacaktır. Fluxus eğer bir sanat akımı değilse, o zaman 20.yüzyılın en büyük şakasıdır. Litvanya kökenli ABD’li sanatçı George Maciunas’ın girişimiyle 1960’ların başında ortaya çıkan Fluxus’ın 1980’lerde başlayarak 1990’larda patlayacak bir biçimde tekrar keşfedildiği görülmektedir. Öyle ki bugün Fluxus adının geçmediği bir sanat dergisi görebilmek de olası değil. Bu dersin ilk kısmında Fluxus’ın düşünsel öncülleri olarak Fütürizm, Dadaizm, Sürrealizm, Marcel Duchamp ve John Cage’in etkileri sunulacak ve bunun ardından Fluxus performansları ve nesne-merkezli üretimleri farklı kriterler üzerinden değerlendirilecek. Modernizm-Post-modernizm’in kırılma anını ve prematüre dönemini işaret eden 1960’lar ve 1970’lerde ortaya çıkan yeni ifade yolları ve kuram ve eleştiriler post-modern kırılmanın dünyada sanattaki ifadelerinin tespiti ve değerlendirilmesi açısından yararlı olacak. Bu bağlamda enstalasyon, video sanatı gibi yeni ifade yolları ve küreselleşmeye başlayan sanat olgusu bu atölye kapsamında irdelenecektir.

4.Hafta: Çağdaş/Güncel Sanat

Küreselleşen sanat olgusu içerisinde sanatçılar ve sanat grupları üzerinden hareketle, küratörler, bienaller, galeri sistemi, sanat fuarları, sanat piyasası, sanat kanonları incelenerek, günümüze dair çıkarsamalarda bulunulacaktır.

8-29 Nisan Pazartesi, 19.00-21.00 arası (4 hafta)

*Bu atölye herhangi bir ön bilgi gerektirmemektedir.
**Minimum kişi sayısı sağlanamadığı takdirde atölyenin başlangıç tarihinden iki gün önce sizlere geri dönüş sağlanıp iade yapılacaktır.

Etkinliğimiz için kayıtlarımız kapanmıştır. İlginiz için teşekkür ederiz.

Bir Şairin, Heine’nin Gözünden Felsefe

Konuşmacı: Güçlü Ateşoğlu

Goethe ve Schiller’in ardından şiirin büyüleyici etkisi Almanya’da düşünce hayatını önemli ölçülerde ele geçirmiş, Alman Romantiklerinin farklı üslup ve düşünme arayışı Hegel’den Marx’a,Nietzsche’den Heidegger’e kadar pek çok düşünüre ve sanatçıya ilham kaynağı olmuştur.Romantiklere karşıt bir figür olan ozan Heinrich Heine, Almanya’da Din ve Felsefenin Tarihi Üzerine başlıklı ölümsüz eserinde şiirsel diliyle kısa ama harikulade bir felsefe tarihi kompozisyonu ortaya koymuştur. Luther’den (Alman olmasa da) Spinoza’ya, Kant’tan Fichte’ye ve Schelling’e kadar pek çok düşünürün felsefelerinin pek bilinmeyen, farklı noktalarını işleyerek Alman felsefe geleneğinin kısa ama keyifli bir portresini sunmuştur. Seminerlerde bu kitabı merkeze alarak “bir şairin gözünden felsefe nasıl olabilir”, “bize katabilecekleri nelerdir?” ve “bugünü daha farklı düşünebilmemizi sağlayan felsefi gelenek nasıl olabilir”, “şiir, din ve felsefe arasındaki olası ilişkiler neler olabilir” gibi sorular üzerinden okumalarımızı ve tartışmalarımızı yapacağız.

4-25 Nisan Perşembe, 19.00-21.00 arası (4 hafta)

*Bu atölye herhangi bir ön bilgi gerektirmemektedir.
**Minimum kişi sayısı sağlanamadığı takdirde atölyenin başlangıç tarihinden iki gün önce sizlere geri dönüş sağlanıp iade yapılacaktır.

Etkinliğimiz için kayıtlarımız kapanmıştır. İlginiz için teşekkür ederiz.

Sanat Tarihinde Aşık Olan/Olamayan Sanatçılar: Karşılaştırmalı Okuma

Konuşmacı: Seda Yavuz

Yoğun yaşanan duygular, hüzünler ve aşklar bir insana neler hissettirmez ki? İnsanın var oluşundan beri hissedilen bu duygular farklı yaratıcılık kanalları ile gözler önüne seriliyor. Sanat tarihinde duygularının yoğunluğu ile yaptığı eserleri arasında kuvvetli bağlar olan farklı disiplinlerden sanatçıları Seda Yavuz’un anlatımı ve karşılaştırmalı okumaları ile öğreniyoruz.

Heykelleri ile tanıdığımız Rodin ve Claudel, eserleri ve kişilikleri ile filmlere konu olmuş hikayeleri ile Frida Kahlo ve Diego Rivera, kavramsal sanatta Claes Oldenburg ve Coosje van Bruggen ve yeryüzü sanatında Christo ve Jean-Claude’un ilişkileri ve sanatları arasındaki bağları konuşacağız.

2-23 Nisan her Salı, 19.00-21.00 arası (4 hafta)

*Bu atölye herhangi bir ön bilgi gerektirmemektedir.
**Minimum kişi sayısı sağlanamadığı takdirde atölyenin başlangıç tarihinden iki gün önce sizlere geri dönüş sağlanıp iade yapılacaktır.

Etkinliğimiz için kayıtlarımız kapanmıştır. İlginiz için teşekkür ederiz.

Cengiz Üstün ile Karikatür Atölyesi

Konuşmacı: Cengiz Üstün

“Asla bir fikre hayır demeyin. Bu fikrin başka bir fikri nasıl ateşleyeceğini asla bilemezsiniz.” der Stanley Kubrick. Fakat bazen aklımıza gelenleri, yaratıcılığı nasıl şekillendireceğimizi, ilerletebileceğimizi bilemeyiz.

Düşünce yeteneğimizi ve hayal gücümüzü kağıda dökmenin bir yolu olan karikatür sanatını Cengiz Üstün ile deneyimliyoruz. Fikirlerimize ve  ilhamlarımıza yön verebilmek, yaratıcılığımızı geliştirmek, kendi karikatürlerimizi yaratmak amacıyla Cengiz Üstün’ün yolculuğundan ilham alarak sizleri 3 hafta sürecek olan atölyemize bekliyoruz.

Karikatür sanatının ortaya çıkışından başlayarak bir karakterin yaratım sürecini, hikayesini geliştirmeyi konuşacak ve deneyimleyeceğiz. Herkes kendi karikatürünü yapma fırsatı bulurken bir yandan da günümüzde hızla değişen basım maceralarından da konuşacağımız bir 3 hafta sizleri bekliyor!

3-10-17 Nisan her Çarşamba 19.00-21.30 arası (3 hafta)

*Bu atölye herhangi bir ön bilgi gerektirmemektedir.
**Minimum kişi sayısı sağlanamadığı takdirde atölyenin başlangıç tarihinden iki gün önce sizlere geri dönüş sağlanıp iade yapılacaktır.

Etkinliğimiz için kayıtlarımız kapanmıştır. İlginiz için teşekkür ederiz.

Zihinsel Koleksiyonlar

Konuşmacı: Aslı Kotaman

Kader, aşk ve ilişkiler, hatırlamak, unutmak, acı çekmek, yas tutmak, mutluluk gibi temel kavramları merkeze alarak sorular sormayı amaçlıyoruz. Kariyer kaygılarını, özgüven kaygılarını, toplum tarafından yeterince kabul görmemeyi masaya yatırıyoruz. Örneğin neden bu kadar çok alışveriş meraklısıyız? İçimizdeki hangi boşluğu mağazalardan aldıklarımızla doldurmaya çalışıyoruz. Satın aldıklarımızla mutlu olabilir miyiz? Epikuros bizi dinlese ne parayla mutlu olabilirsiniz ne parasızken derdi. Çaresi nedir? Felsefi metinlere ilgi duyan, edebiyat seven, filmlerin gizemli dünyasını merak eden, resimlerin sinema üzerindeki etkisinden büyülenen, insanı anlamak için toplumu, toplumu anlamak için insanı anlamak gerektiğine inanan herkes seminerimize davetlidir.

Kayıplar ve umutlar: Seneca’ya göre asıl bilgeliğin, gerçekliği ne zaman kendi isteklerimize göre şekillendirebileceğimizi, değiştirilemeyecek olanı ise ne zaman sükunetle kabulleneceğimizi bilmenin gerektiği düşüncesi kaybettiklerimize çare olur muydu? Cevap ararken bulamamak can acıtır ama öyle zamanlarda Epokhe demeyi bilmek gerekir. Pyrthoncular cevabını bilmedikleri ya da cevaptan kaçındıkları ve kendileriyle soruyla üzmek istemedikleri her önermeye bu yanıtı veriyordu: Epokhe. Çünkü Edip Cansever “öyle sevdalar vardır biter biter başlar” der. Yanıtları bilmemek umut olabilir mi?

Unutma ve hatırlama üzerine: Mitolojideki Lethe’yi bilir misiniz? Unutuşun nehri Lethe, acılarınızı suyla beraber temizler, götürür ama bir bedel karşılığında. Acılar giderken, anılar da gider. İyi ve güzel ne varsa hepsi suya karışır. Unuturken neyi unutacağınızı seçmenize izin yoktur. Anılarımız bizi biz yapar, onları iyi ya da kötü diye ayırmak nasıl mümkün olabilir ki? Sil Baştan filmi üzerinden tartışma.

Kader: Augustinus, “insana düşen olacakları oturup beklemektir” der.Amelie filkahve falları, Zulu dili, kader tanrıçaları Mira ve Moira, ressam Edward Hopper üzerine bir tartışma.

Ertelemek mi? Beklemek mi?:  Bir şey gerçekten onu beklediğinde mi daha değerli olur. Kafka, Milena’dan aylarca beklediği mektupları bu yüzden mi açmaz?Hegel, “bilgeliği anlamanın yolu olup bitenlere uzaktan bakmayı başarana kadar beklemektir” derken ne demek ister?

11 Mart – 1 Nisan 2019 arası her Pazartesi, 19.00-21.00 arası (4 hafta)

*Bu atölye herhangi bir ön bilgi gerektirmemektedir.

**Minimum kişi sayısı sağlanamadığı takdirde atölyenin başlangıç tarihinden iki gün önce sizlere geri dönüş sağlanıp iade yapılacaktır.

Etkinliğimiz için kayıtlarımız kapanmıştır. İlginiz için teşekkür ederiz.

Cem Güventürk ile Yaratıcılık Atölyesi

Konuşmacı: Cem Güventürk

“Yaratıcılık, her probleme bir çözüm bulur. Alışkanlıkları bir yana koyup yaratıcı davranmak her zaman üstünlük kazandırır.” der George Louis. Fakat bazen yaratıcı düşünceyi nasıl yönlendireceğimizi, gerçekleştireceğimizi bilemeyebiliyoruz. Hayal gücümüzü, düşünce yeteneğimizi kağıda dökmenin bir yolu olan karikatür sanatını Cem Güventürk ile deneyimliyoruz. Çevremizdeki olaylardan ilham alabilmeyi, yaratıcılığa yön verebilmeyi öğrenirken kendi karikatürlerimizi yaratma ve Cem Güventürk’ün yolculuğundan ilham alma adına sizleri 4 hafta sürecek olan atölyemize bekliyoruz.

6 Mart – 27 Mart 2019 arası her Çarşamba, 19.00-21.00 arası (4 hafta)

*Bu atölye herhangi bir ön bilgi gerektirmemektedir.
**Minimum kişi sayısı sağlanamadığı takdirde atölyenin başlangıç tarihinden iki gün önce sizlere geri dönüş sağlanıp iade yapılacaktır.

Etkinliğimiz için kayıtlarımız kapanmıştır. İlginiz için teşekkür ederiz.

Şarabın Seyahatnamesi; Toprak Çömlekten Kristal Karafa Şarap ve Gastro-Felsefe

Konuşmacı: Ayhan Cöner

Antik çağdan günümüze tören ve ritüellerin vazgeçilmezi, mutasavvıflara sembol, mitolojilere işlev, alegorilere kaynak yegane içki olan Şarabın kültürel, tarihi, edebi özelliklerini daha yakından birlikte tanımayı istedik.

Daha sonra bu edim ve özellikleri günümüzde nöro-gastronomi ile birleştirerek, kokuları, tatları tanıyacak, tadımlar yapacak, Gastro-felsefe’de özne olan şarabın Gastronomide nesneleşmesini inceleyerek birlikte yorumlayacağız.

12-19-26 Mart Salı, 19.00-21.30 arası (3 hafta)

*Bu atölye herhangi bir ön bilgi gerektirmemektedir.
**Minimum kişi sayısı sağlanamadığı takdirde atölyenin başlangıç tarihinden iki gün önce sizlere geri dönüş sağlanıp iade yapılacaktır.

Etkinliğimiz için kayıtlarımız kapanmıştır. İlginiz için teşekkür ederiz.

“Önce Siz Ateş Edin Mösyö Burjuvazi”; Devrimler ve Sanat

Konuşmacı: Osman Erden

Sanat insanın varoluşu ile başlar ve insanı bağlı olduğu toplumdan ayırmak neredeyse olanaksızdır. Dolayısıyla toplumu etkileyen kişi ve olayların; devletlerin, savaşların ve devrimlerin sanat alanındaki etkileri göz ardı edilemez.

Osman Erden ile Avrupa’da yaşanan devrimlerin sanat ve sanatçı üzerindeki etkisini keşfediyoruz. 4 hafta sürecek olan atölyede Fransız Devrimi, 1830 ve 1848 Devrimleri, Sovyet Devrimi üzerinde durularak sanat dünyasında yarattığı etkileri ve sonuçlarını örnekler üzerinden tartışacağız.

*Bu atölye herhangi bir ön bilgi gerektirmemektedir.

**Minimum kişi sayısı sağlanamadığı takdirde atölyenin başlangıç tarihinden iki gün önce sizlere geri dönüş sağlanıp iade yapılacaktır.

7 Mart – 28 Mart 2019 arası her Perşembe, 19.00-21.00 arası, 4 hafta

Etkinliğimiz için kayıtlarımız kapanmıştır. İlginiz için teşekkür ederiz.

1kitap1mekan ile Yaratıcı Edebiyat Sohbetleri

Konuşmacı: Duygu Özdemir

Okumak, daha çok okumak, okudukça kelimelerin dünyasına bırakmak kendimizi… “Okuma” kavramı ucu sayfaların sonsuzluğuna açılan bir yolculuk. Okuma alışkanlıklarımız, aylık okuma listemiz, kitap seçimlerimiz üzerine başlayan bir sohbet ile sevdiğimiz kitapları yanımızda getirerek onlar ve yazarları üzerine tartışacağız. Edebiyat ile ilgili birbirinden farklı sorular üzerinden yeni açılımlara beraber tanık olacağız!

Duygu Özdemir herkesin sorduğu ne okumalıyım, nasıl okumalıyım gibi sorulardan yola çıkarak okuma alışkanlıklarını bizlerle paylaşacak. Sonrasında sevdiği 3-4 kitap üzerinden önerilerde bulunup soru-cevap şeklinde ilerleyecek.

11 Mart, Pazartesi, 19.00-21.00 arası

*İsteyen katılımcıların sevdiği bir kitabı getirmesi ve kitap üzerine paylaşım yapması bizleri çok mutlu edecektir.

**Kapasitemiz 15 kişi ile sınırlıdır, katılım için rezervasyon yapmanız gerekmektedir. Etkinlik ücretsizdir, bu atölye herhangi bir ön bilgi gerektirmemektedir.

Etkinliğimiz için kayıtlarımız kapanmıştır. İlginiz için teşekkür ederiz.

Philosophia Perennis: “Ebedî/Sonsuz Felsefe” Atölyesi

Konuşmacı: Güçlü Ateşoğlu

“Felsefe eseri anlamını, mesajını tek bir okumayla teslim etmediği için yığın yığın anlam yüklüdür, doğası gereği tükenmez, hatta bir bakıma sonsuzdur, yorumlamayı bilen için her zaman diyecek yeni şeyler vardır” der Louis Althusser. Bu sayede felsefenin düz ilerleyen bir tarih çizgisi olmadığını, aksine birbirleri arasında yüzyıllar olan filozofları birlikte keşfedeceğimiz koca bir evren olduğunu söyleyebiliriz.

Dr. Güçlü Ateşoğlu ile 6 hafta sürecek olan Felsefe Atölyesinde felsefe konuşmayı, felsefe yapmayı, anlamlandırmayı öğreniyor olacağız. Farklı konulara vurgu yapılarak ilerlenecek olan programın içeriği aşağıdaki gibidir:

Aristoteles: Mutluluk etiği nedir, nasıl temellendirilir?

Spinoza: Duygular, arzu, neşe, keder ve var-kalma çabası (conatus)

Alman Romantizmi: İroni, alegori, romantik şiir, nükte/zekâ (Witz)

Hegel: Arzu, ihtiyaç ve politika

Marx: Süreklilik ve kopuş; tarih ile felsefe ilişkisini yeniden düşünmek

Nietzsche: Ahlâkın soykütüğü, değerlerin yeniden değerlendirilmesi

*Bu atölye herhangi bir ön bilgi gerektirmemektedir.

**Minimum kişi sayısı sağlanamadığı takdirde atölyenin başlangıç tarihinden iki gün önce sizlere geri dönüş sağlanıp iade yapılacaktır.

11 Şubat – 18 Mart 2019 arası her Pazartesi, 13.00-15.00 arası, 6 hafta

Etkinliğimiz için kayıtlarımız kapanmıştır. İlginiz için teşekkür ederiz.

1917’de Duchamp “Pisuar” ile ortaya çıktığında biz Türkiye’liler sanatın ve edebiyatın neresindeydik?

Konuşmacı: İnci Aydın Çolak

Hiç merak ettiniz mi neden 1871 senesine kadar Osmanlı toplumunda heykel nedir bilinmediğini? İlk roman örneklerimizde yer alan “özgür” kadınların neden “kötü” olduğunu? Veya ünlü ressam Osman Hamdi’nin Türk sanatında açtığı yolları, Batı’ya eğitim amacı ile gönderilen ilk Türk ressamların ülkemize dönerken getirdiklerini? Resmin yazara, yazarın da ressama nasıl ilham verdiğini?

İnci Aydın Çolak ile 1850-1950 yılları arasında Türkiye’de gelişen resim ve edebiyatı bir arada inceliyoruz. Ülkemizin tarihi gelişimi açısından dönüm noktalarını barındıran bu süreçte sırasıyla Tanzimat Dönemi, Meşrutiyet Dönemi, Savaş Yılları ve Cumhuriyet Yılları Resim-Edebiyat ilişkisini örnekler üzerinden öğreniyoruz.

*Bu atölye herhangi bir ön bilgi gerektirmemektedir. 

**Minimum kişi sayısı sağlanamadığı takdirde atölyenin başlangıç tarihinden iki gün önce sizlere geri dönüş sağlanıp iade yapılacaktır.

11 Şubat – 4 Mart 2019 arası her Pazartesi 19.00-21.00 arası, 4 hafta

Etkinliğimiz için kayıtlarımız kapanmıştır. İlginiz için teşekkür ederiz.

Memed Erdener Atölyesi; Prometheus Tutuklanmalı mı?

Konuşmacı: Memed Erdener

Mitoloji der ki, tanrıların tapınağından ateşi çalan Prometheus bu değerli hazineyi insanlığa armağan etmiştir, böylece insanlık tarihi yazılmaya başlanacaktır. Zeus’un insanlığı mahrum bıraktığı ateş; bilgiyi, sorgulamayı, başkaldırmayı ve üretmeyi sembolize ediyordu. Peki bugünün Zeusları bizleri nelerden mahrum bırakıyor?

Bugünün filmlerinin, müziklerinin, kitaplarının geçmiş ile bağlarını görmeye çalışalım. Öyleyse soralım, geçmiş değişebilir mi? Değişebilirse, Prometheus tutuklanmalı mı? Hallac-ı Mansur öldürülmeseydi Ortadoğu’dan kaç Rosa Parks çıkardı? Yaşadığımız şehrin çirkinliğinin sebebi, mimarlığın katili olan harf mi? Peki Kylie Minogue, bir Ophelia mı? Çağlar arası yolculuk yaptıran sorular sormak için, 6-13-20-27 Şubat çarşamba akşamları Narmanlı Sanat’ta bir masa etrafında olacağız. Kitap ve kalem ile vakit geçirmek isteyenleri bekliyoruz. Unutmadan, en itaatsiz en güzeldir!

*Bu atölye herhangi bir ön bilgi gerektirmemektedir.

**Minimum kişi sayısı sağlanamadığı takdirde atölyenin başlangıç tarihinden iki gün önce sizlere geri dönüş sağlanıp iade yapılacaktır.

Fotograf: Barbaros Kayan

8 Şubat – 1 Mart 2019 arası her Çarşamba, 19.00-21.00 arası (4 hafta)

Etkinliğimiz için kayıtlarımız kapanmıştır. İlginiz için teşekkür ederiz.

Nesnellikten Öznelliğe Yolculuk: Fotoğrafın Kısa Tarihi

Konuşmacı: Laleper Aytek

1826’da Niepce’in 8 saatlik bir poz süresi sonunda tespit ettiği ilk görüntü, 19. Yüzyılın devrim niteliğinde bir buluşuydu. Fotoğrafın 180 yıllık kısa tarihine baktığımızda 1839’da Daguerre adına tescil edilişinden bu yana yerleştirilebileceği en temel ve belirgin eksenlerden biri bu tarihin bir öznelleşme tarihi olarak okunması gerektiğidir. Teknik gelişmeler fotoğraf tarihinin çok önemli ve göz ardı edilmeyecek bir parçası olmakla birlikte; modern fotoğraf tarihi Avrupa ve Amerika’da Resimselcilik akımına karşı çıkışın tarihidir. Resimde olduğu gibi senteze değil, ama seçime dayalı mekanik bir yeniden-üretim tekniği olarak gelişen ve değerlendirilen fotoğraf, fotoğrafçının kendi içindeki ötekilerin bir dışavurumu olarak aynı olanı değil, ayrı ve farklı olanı ortaya koyabildiği ölçüde öznelleşmiştir.

Laleper Aytek ile gerçekleştirilecek 4 haftalık seminer dizisiyle, işleri ve yaklaşımlarıyla farklı algı, bakma ve görme biçimleri ortaya koyan/öneren fotoğrafçılar ve dönemler incelenerek, ‘normal’ seçkiyi şüpheli hale getirecek yeni görsel okuma önerilerinin geliştirilmesi hedeflenmektedir.

*Bu atölye herhangi bir ön bilgi gerektirmemektedir.

**Minimum kişi sayısı sağlanamadığı takdirde atölyenin başlangıç tarihinden iki gün önce sizlere geri dönüş sağlanıp iade yapılacaktır.

5 Şubat – 26 Şubat 2019 arası her Salı, 19.00-21.00 arası, 4 hafta

Etkinliğimiz için kayıtlarımız kapanmıştır. İlginiz için teşekkür ederiz.

Sanat ve Kadın: Mitolojiden Günümüze

Konuşmacı: Seda Yavuz

Kadın kimdir ve kimler tanımlamıştır? El değmemiş midir? Mağdur mudur, Tanrıça mıdır? Savaşçı mıdır? Çocuklarının annesi midir? İyilik ve kötülük kadının kimliğinde nasıl kurgulanır? Kadın özgür ifadesine kavuşmuş mudur?

Seda Yavuz’un anlatımı ile kadın imgesinin sanattaki dönüşümünü ve kadın sanatçıları inceliyoruz. 4 hafta sürecek olan atölyede Antik Yunan’dan başlayarak tarihin kayıp kadın sanatçılarını, Mitolojinin aşk ve savaşı temsil eden tanrıçalarını, kadına biçilen ‘cadılık’ tarihini, ilk günahın yükünü taşıyan Havva’yı,  erdem ve fedakarlık yüklenen Meryem’i ve son olarak günümüze yaklaşarak Yoko Ono ile Abramoviç performanslarını karşılaştırarak, tartışıyoruz.

*Bu atölye herhangi bir ön bilgi gerektirmemektedir.

**Minimum kişi sayısı sağlanamadığı takdirde atölyenin başlangıç tarihinden iki gün önce sizlere geri dönüş sağlanıp iade yapılacaktır.

7 Şubat – 28 Şubat 2019 arası her Perşembe, 19.00-21.00 arası, 4 hafta

Etkinliğimiz için kayıtlarımız kapanmıştır. İlginiz için teşekkür ederiz.