Cumhuriyet’ten Bugüne İmge ve İmaj Türkiye’de Resim ve Edebiyatta Ortak Dil

Cumhuriyet’ten Bugüne İmge ve İmaj : Türkiye’de Resim ve Edebiyatta Ortak Dil

 

Konuşmacı: İnci Aydın Çolak

 

31 Mayıs Cuma 13:00-15:00 (4 Hafta)

 

1. Hafta –Türkiye Sanatında Sayfiye- Manzara

Tanzimat insanının dış dünyaya açılmasıyla başlayan manzara, önceleri Osmanlı insanının bakış açısını, geleneksel dünya görüşünü yani tasavvufu yansıtır. İlerleyen zamanla birlikte pozitivizmin resimdeki yansıması olan İzlenimcilik ile birlikte manzara, insanın doğayı kendi dışında konumlandırması biçiminde karşımıza çıkacaktır. Araba Sevdası’nın baş karakteri Bihruz’un Çamlıca sevdasının, Aşk-ı Memnu’da Boğaziçi’nde sandal sefalarına evrilmesi, sonrasındaysa Yeniler grubu ile İstanbul limanının insanıyla pitoresk resme dönüşmesi ele alınacaktır. Liman şehri İstanbul, söz konusu ressamların yanı sıra Burgazadalı yazar Sait Faik’in kaleminde yeniden canlanmıştır. Bu haftada “sayfiye”nin kültürümüzdeki etkileri resim ve edebiyattaki örnekleriyle birlikte işlenecektir. Birinci saatin sonunda katılımcılarla birlikte Ahmet Haşim’im “Merdiven” şiiri ve Avni Lifij’in “Mezarlık” resmi ortak bir okumayla incelenecektir.

 

2.  Hafta-Cumhuriyet İdeolojisinin Resme ve Edebiyata Yansıması

Cumhuriyet’le birlikte toplumsal yaşamda başlayan değişim resim ve edebiyatta ortak bir dil oluşturmuştur. Sanat yazıları ve sergi haberleri, Cumhuriyet dönemi dergiciliğiyle birlikte ele alınacaktır.  Yurt gezileriyle ressamlar ilk kez yurt dışına çıkarak Anadolu ile tanışma ve bu toprakları yansıtma fırsatı bulmuşlardır. Şehirdeyse, ucuzlaşan bar kültürü, Cumhuriyet baloları kadın ve erkeğin birlikte sosyalleştiği bir deneyime dönüşmektedir. Kadın Cumhuriyet’in modernleşme projesi olarak ele alınmış, resme ve edebiyata birlikte yansımıştır. Birinci saatin sonunda Özcan Ergüder’in “Maskeli Balo” öyküsü ile Ali Avni Çelebi’nin “Maskeli Balo” resmi katılımcılarla birlikte değerlendirilecektir.

 

3. Hafta Türkiye Sanatında Toplumsal Gerçekçilik

Yeniler Grubu ressamlarının resimde başlattıkları toplumsal gerçekçi çizgi, 1940 kuşağı yazar ve şairleriyle ortak bir dil oluşturmuştur. Sanatın muhalif dili, beraberinde özgün bir ifadenin oluşumunu sağlamıştır. Resimlerde figüratif bir çizgi izlenirken, edebiyatta yoksul sınıf işçisiyle, hamalıyla, köylüsüyle ele alınmıştır. Birinci saatin sonunda Sait Faik Abasıyanık’ın “Kestaneci Dostum” öyküsü ile Agop Arad’ın “Kestaneci Dostum” deseni katılımcılarla birlikte değerlendirilecektir.

4. Hafta : Türkiye Sanatından Sürrealist ve Soyut Eğilimler

Çok partili hayata geçişle birlikte devlet desteğini yitiren sanatçılar, kendi özgün dillerini oluşturma çabasına girerler. Edebiyattaki varoluşçu eğilim, resimde soyut eğilimlere karşılık gelir.  Resmin kendisi/ tanımı üzerinde durulur. Bu dönemde kolaj hem resmin hem de edebiyatın yöntemlerinden birine dönüşür. Bunun edebiyattaki karşılığı fragmanlar halindeki metinlerdir. Varoluşçuluk, gerçeküstücülük gibi akımlar hem resimde hem de edebiyatta karşımıza çıkar. İkinci Yeni şairlerinin dilde yaptıkları deformasyon resimdeki figürlerde biçim bozmalara karşılık gelir. Birinci saatin sonunda Cihat Burak’ın “Cardonlar” öyküsü ile resmi katılımcılarla birlikte değerlendirilecektir.

 

*Bu atölye herhangi bir ön bilgi gerektirmemektedir.

**Minimum kişi sayısı sağlanamadığı takdirde atölyenin başlangıç tarihinden iki gün önce sizlere geri dönüş sağlanıp iade yapılacaktır.